Soru - Cevap

Soru Başlık
Soru İçerik

SORU :  ftr rehabilitasyon merkezlerinden kaldırılcakmış diye duydum bunun ne kadarı doğru öğrenmek istiyorum benim yüzde yüz özürlü çocuğum var mikrosefali hastası benim ne yapmam lazım beni aytınlatırsanız
CEVAP :

 

SORU :  meraba 9 yaşında yiğenim var ve konuşamıyor
CEVAP : MERHABALAR, öncelikle yapmanız gereken en kısa sürede bir çocuk psikiyatristine müracat etmektir. marmara ünv. hastanesi, erenköy yada göztepe ssk hastaneleri bu konuda size yardımcı olacaktır, bu aşamalardan sonra doktorların görüşlerinin bu yönde olması doğrultusunda , bize ulaşabilirsiniz edebilirsiniz. kolay gelsin.
SORU :  meraba 9 yaşında yiğenim var ve konuşamıyor
CEVAP : merhaba, bu konuda acil olarak yapmanız gereken şey bir çocuk psikiyatristine başvurmaktır. gerekli işlemler için kurumumuzu arayarak randevu almanız gerekmektedir. iyi günler.
SORU :  4 yaşında oglum konuşmuyo
CEVAP :
merhabalar, gecikmiş konuşmanın çeşitli sebepleri vardır;
- psikolojik sebepler
- fizyolojik sebepler
öncelikler yapmanız gereken  bir çocuk psikiyatristine başvurmaktır.
gerekli bilgiyi almak için lütfen randevu alarak kurumumuza başvurunuz.
SORU :  2 yaşında oglum var onu tuvalete nasıl alıştırıcam çok korkuyorum
CEVAP : merhabalar, öncelikle çocuğunuzun herhangi bir sağlık problemi olup olmadığını belirtmeniz gerekli, eğer sağlıklı bir çocuktan bahsediyorsanız bu  ilerleyen zamanlarda zaten oluşacak bir süreçtir. ancak aksi bir durum söz konusu ise kurumumuza gelerek uzmanlarımızdan gerekli desteği alabilmeniz mümkündür.
SORU :  4 yaşında oglum konuşmuyo
CEVAP :
Çocuğunuzla birlikte bize gelebilirsiniz, çocuğunuzu görüp , performansını aldıktan sonra , size daha net bilgi verebiliriz.
SORU :  tebrikler
CEVAP : sayın ordaki öğretmenlerim bi zaman bende gelmiştim çok olmadı ama 2 sene sizin gibi öğretmenler görmedim zeynep hoçam başta olmak üzere size çok teşekkür ederim iiiki kurmuşsunuz tolga şen
SORU :  benim teyzem var ağır mental eğitim alabilirmi ama yaşı 38 ve bu arada sadece gebzede bir rehabilitasyon merkezinemi gidebilir istanbul oluyormu
CEVAP :
öncelikle istediğiniz şehirde eğitim hakkınızı kullanabilirsiniz;
ancak;teyzenizin hem 38 yaşında, hemde ağır mental olması teyzenizin bu eğitimlerden ne şekilde fayda göreceği sorusunuda berberinde getirmektedir. ayrıca rehberlik araştırma merkezinden alacağınız özel eğitim raporunun da çıkması konusunda sıkıntı yaşayacağınızı düşünmekteyiz, eğerki bu sorunuda aşabilirseniz, size önerim günlük yaşam becerilerine ağırlık veren uygulamalı eğitim ağırlıklı bir merkez bulmanız, bu milli eğitim bakanlığına bağlı eğitim-uygulama okuluda olabilir, oralarda yaş sınırı aranmıyor, size en yakın rehberlik araştırma merkezine giderseniz. size yol gösterebilirler.
SORU :  9 yaşında bir oğlum var.tam dikkat eksikliği diyemeyiz ama derslerine karşı ilgisiz hoşuna giden ilgisini çeken ders konularında hiç eksissiz anlıyabiliyor.Ne yapmam gerekli?
CEVAP :
Soru: oğlum 7 yaşında 2. sınıfa gitmekte ödevler konusunda çok zorlanıyoruz dikkat eksikliği olduğunu düşünüyorum. derslarine pek düşkün değil dikkatini vermesi için ne yapmalıyım dersini nasıl sevdirebilirim.sınıf içerisindede öğretmenini pek dinlemez tahtaya yazılan yazıları defterine geçirmez bunu ne şekilde düzeltebilirim teşekkürler
 

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

ANNE BABALARA ÖNERİLER

 

1-)Günlük program hazırlayın:  Ailedeki davranış kurallarını kısaca ve açıkça belirleyin. Kurallar net olmalıdır ve çocuğa açıklanmalıdır.

Kalkış, yemek, oyun, ödev, bilgisayar, TV, yatış için kesin zamanlar belirleyin. Günlük bir program hazırlayın ve bu programı bir tahtaya ya da kağıda yazıp, çocuğunuzun daima görebileceği bir yere asın.

 

Çocuğunuz henüz okuma bilmiyorsa, günlük etkinlikleri sembollerle veya çizimle gösterebilirsiniz.

 

Kurallara uyulduğu zaman ve uyulmadığında neler olacağını net ve anlaşılır biçimde açıklayın ve yazın.

 

DEHB’li çocuklar yönlendirilmeye, planlamaya ihtiyaç duyarlar. Planlamayı kolaylaştırmak için listeler yapın. Yaptıkları işin neresinde kaldıklarını unuttuklarında başvurabilecekleri bir tablolarının ya da listelerinin olması yararlıdır. Hatırlatıcı materyallere ve talimatlara ihtiyaç duyarlar .

 

2-) Model olun: Çocuğa ne yapmamasından ziyade ne yapması gerektiğini söyleyin, gösterin. Nasıl davranmaları gerektiği konusunda model olun. Olumsuz davranış sonrası “Yapma, gitme vs.” gibi olumsuz ifadeler yerine alternatif davranışları söylemek gerekmektedir. Çocuk bu davranış yerine hangi davranışı yapması gerektiğini bilmelidir. Daha kabul edilebilir davranış yollarını teklif edin ve hatalarını nasıl düzeltecekleri konusunda yardım edin.

 

3-) Ödüllendirici olun: Olumlu davranışlarını ödüllendirin. DEHB’li çocuklar günlerinin çoğunu yaptıkları yanlışları konuşarak ve kendileri hakkında olumsuz ifadeler duyarak geçirirler. Bu çocuğunuzun özsaygısını zedeleyebilir. Çocuğun kendisi hakkında duyduklarını olumsuzdan olumluya doğru değiştirmeliyiz. Övgüyle, güzel cümlelerle, gülümseyerek ve fiziksel temasla onu ödüllendirin. Ancak bu ödüllendirmelerde aşırıya kaçılmamalı ve doğal olunmalıdır. Çocuğunuz gerçek övgü ile sahte olan arasındaki farkı algılayabilir ve bu onların özsaygısını yükseltmek yerine sinirlenmelerine  sebep olabilir. Çocuğunuzu yalnızca derslerle ilgili konularda değil, her konuda gösterdiği çalışmalarda çok iyi gözlemleyip, en küçük olumlu davranışında hemen fark edip mutluluğunuzu dile getirin.

 

4-) Talimatlarınızı anladıklarından emin olun: DEHB’li çocuklar dikkatlerini yöneltip dinlemedikleri için talimatları anlamayabilirler. Talimat verirken ilk önce çocuğunuzun dikkatini çekin ve gözlerinin içine bakın. Sonra ne istediğinizi açıkça ve sakin bir şekilde söyleyin. Ondan size talimatı tekrarlamasını isteyin. Her zaman tekrarlatmak gerekmeyebilir hatta gereksiz talimatlar çocuğu sinirlendirebilir.

 

Evde vereceğiniz komutların uzun olmamasına dikkat edin. Örneğin, “Pijamalarını giy, banyoya git, dişlerini fırçala” yerine, “şimdi pijamalarını giy” diyip beklemek, giydiğini gördükten sonra diğerlerini teker teker söylemek daha uygun olacaktır.

 

Evde uyulması gereken kuralları her gün anımsatmakta ve tekrarlamakta fayda vardır.

Gece yatmadan önce o gün kurallara uyulup uyulmadığı kontrol edilip, uyulmuşsa zaman kaybetmeden ödüllendirmek gerekir.

 

5-) Tutarlı olun: DEHB’li çocukları sakinleştirmek için aileler çoğu zaman bazı sözler vermeyi denerler. “Eğer susarsan, eğer oturursan, eğer ödevini yaparsan vs” gibi.

Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken hususlar:

·         Mutlaka tutabileceğiniz sözler verin.

·         Çocuğunuzla iletişime geçen diğer aile bireyleriyle ortak ve net bir tavır belirleyin.

·         Belirlenecek bu tavır tutarlı bir biçimde uygulanmazsa davranışı değiştirmekten ziyade pekiştirebilir. Bu anlamda son derece tutarlı davranmak gerekmektedir.

·         Bugün olumsuz davranışı için sizden bir tepki alan çocuğunuz yarın ya da 1 hafta sonra da aynı davranışı gösterdiğinde aynı tepkiyi almalıdır. Belirlediğiniz tutumu ara sıra uygulamak faydadan çok zarar getirir. Çocuğunuz çoğu şeyi olduğu gibi tutarlılığı da sizden öğrenir.

·         Önceleri çocuğunuzdan tam olarak yanıt alamayabilirsiniz hatta tutarlı davranışınız sonucu ilk zamanlar olumsuz istenmeyen davranışında artış gözlemlenebilir. Bu normaldir, çocuğunuz sınırlarınızı görmek istemektedir. Sabırlı ve tutarlı bir biçimde devam ettiğiniz takdirde, bir iki hafta içinde değişimlerin başladığını görebileceksiniz.

·         Değişimlerin başlaması için gerekli olan bu süre, çocuğunuzun istenmeyen davranışının daha önceden ne kadar süre ile pekiştirildiğine bağlı olarak değişebilir.

Örneğin her ağladığında çikolata verilerek susturulmaya çalışan bir çocuğun, ağlama davranışı ile bir şey elde edemeyeceğini öğrenmesi daha önceden ağlama davranışının ne kadar pekiştirildiğine bağlıdır.

 

 

 

ÖZEL ZAMAN UYGULAMASI

 

DEHB’li çocuğa sahip anne-baba hayal kırıklığı nedeniyle çocuklarıyla vakit geçirmek ve fiziksel temastan uzaklaşmaya başlarlar. “Özel zaman” anne babaların çocuklarına her gün düzenli olarak ayırdıkları, beraber kaliteli vakit geçirdikleri bir süredir.

 

Beraber oynanacak oyun veya yapılacak etkinlik çocuk tarafından seçilmelidir. Böylece çocuk kendi hoşlandığı şeylere anne-babanın da ilgi göstereceğini hissedecektir.

 

Bu oyun süresince oyunun insiyatifi çocukta olmalı, onunla beraber olan ebeveyn kural koymaktan, emir vermekten ve eleştirmekten kaçınılmalıdır. Unutulmamalıdır ki amaç çocuğa bir oyunu öğretmek veya bir beceriyi kazandırmak değil, çocuğun hoşlandığı bir aktiviteden birlikte zevk almaya çalışmaktır.   

 

Bu 15-20 dakikalık etkinlikte anne baba çocuğa yönerge vermekten ve bir şeyler öğretmekten kaçınmalıdır. Öğretilecek şeyler bu “özel zaman” dışındaki bir zamanda verilmelidir.

 

Özel zaman uygulaması sırasında, çocuğunuz olumsuz davranışlar yapmaya başlarsa bir iki dakika başka bir tarafa bakıp ilgilenmemenizi, bu davranışlarını sürdürürse bir kez “ bu davranışın sürerse bugünkü oyun zamanımız sona erecek” biçiminde uyarıp yine olumsuz davranışlara devam ederse özel zamanı sonlandırmanızı öneriyoruz. “Bu davranışları tekrarlamazsan yarın oyun zamanımızı daha keyifli geçirebiliriz” biçiminde uyarıda bulunulmalı, ancak çocuk özür dilerse bile hemen oyuna dönülmemelidir.

 

 

 

 

ÖDEV YAPMAMA

 

Ödev yapacağı ortamda dikkatini dağıtacak nesneler olmamalıdır. Gerekirse ortamı düzenlemeniz gerekmektedir. Çocuğunuzun ödev yapmamasının sebebi zekası değil, dikkatini toparlayamamasıdır.

 

Ödevlerini yapması için zaman verin, yanında sizde bulunun. Uzun süren ödevler için zorlamayın, inatlaşmayın.

 

DEHB’li çocuklar büyük ve uzun işlerden çabuk sıkılırlar. Bu nedenle çalışmalar kısa zaman dilimlerine ayrılmalıdır. 30 dakikalık bir ödev yaptırılacaksa 10’ar dakikalık bölümlere ayrılmalıdır. Ancak arada verilen molalar ders çalışma süresi kadar uzun olmamalıdır.

 

Uzun süreli Dikkat gerektiren görevleri – uzun ödevler gibi-  tamamlayamadıklarında başarısızlık, hayal kırıklığı ve can sıkıntısı yaşarlar. Bu da çocukların derslerden iyice uzaklaşmalarına yol açar. Denediğiniz ama bir sebepten ötürü bir türlü başaramadığınız bir işe ne kadar süre devam edebilirsiniz ya da yapmaya istekli olabilirsiniz?

 

Ders çalışırken küçük zaman dilimlerinden başlamasını ve zamanla ders çalıştığı süreyi arttırmasını hedefleyin. Ders çalışma süresini ilk başlarda kısa tutun ve ona göre bir seviye tespit edin. Çocuğunuz ilk başlarda başarı duygusunu yaşadıktan sonra daha büyük hedefler için şevk duyacaktır. Bu duyguyu yaşaması için fırsat verilmelidir. Bu yüzden ilk başta gerekirse kısa bir sürede elde ettiği başarı hemen ödüllendirilmelidir.

 

Sık sık cesaretlendirin, ödevlerini yapacağına olan inancınızı tekrarlayın. Ödevler kontrol edilip zaman zaman ödül verildiğinde, daha çok yapacaktır.

 

Eleştirmeyen, destekçi bir tutumla çocuğunuza ev ödevlerindeki hataları gösterip düzeltmesine yardımcı olun.

SORU :  3 yaşında down sendromlu bir kızım var. Eşim ile ikinci bir çocuk istiyoruz ama korkuyoruz. İkinci çocuğun Down Sendromlu olma olasılığı var mı?
CEVAP : Bu sorunun cevabı çocuğun kromozom değişiminin türüne bağlıdır. Çocuk doğduktan sonra tekrar etme riski Trizomi 21'de % 1'in altındadır. Anne ve babanın yaşlarına bağlı değildir. Mozaik formda risk yüksek değildir, fakat istisnalar oluşmaktadır. Translokasyonlar çocukta yeni oluşmuş olabilir, o zaman tekrar etme riski yoktur. Translokasyon bir ebeveyn tarafından genetik olarak aktarıldığında, o zaman tekrar etme riski % 8 ile % 10 arasında değişmektedir.
SORU :  Zihinsel geriliği olan 3,5 yaşındaki bir erkek çocuğu annesiyim oğlumun henüz tuvalet alışkanlığı yok.Tuvalet eğitimine ne zaman başlayabilirim?
CEVAP :
Tuvalet eğitimine başlanması için belli bir yaş yoktur. Doğru zaman çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimine bağlıdır. Bir yaşından küçük çocuklarda bağırsak ve mesane kontrolü zayıftır. 18 ile 24 aylık çocukların çoğunluğu tuvalet eğitimi için hazırdırlar fakat bazı çocuklar 30 aydan sonrasına kadar bile hazır olmayabilirler.
 
Çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olduğunu gösteren bulgular:

q  Gündüz 2 saatten uzun süre kuru kalabiliyorsa veya gündüz uykularından kuru kalkıyorsa,

q  Bağırsak hareketleri düzenli ve önceden tahmin edilebiliyorsa,

q  Yüz mimikleri, duruşu veya kelimelerle tuvaletinin geldiğini gösteriyorsa,

q  Basit emirleri yerine getirebiliyorsa, iki kelime içeren tümceler kullanıyorsa

q  Büyüklerin yaptığı işleri taklit ediyorsa

q  Banyoya gidip gelebiliyorsa ve giysisini çıkarmaya yardım ediyorsa,

q  Altını kirlettiğinde rahatsız oluyorsa ve bezinin değiştirilmesini istiyorsa,

q  Beş dakika yardımsız oturabiliyorsa

q  Tuvaleti veya lazımlığı kullanmak istiyorsa,

q  Bezden kurtulmak istiyorsa.

SORU :  3,5 yaşındaki otizm tanısı bulunan kızıma grup eğitimi vermediler ne yapmalıyım..
CEVAP : Bağlı bulunduğunuz RAM müdürlüğüne çocuğunuzun grup eğitimi ihtiyacı olduğuna dair bir dilekçe yazıp tekrar raporunun aslıyla birlikte başvurabilirsiniz.
SORU :  Son yıllarda çok fazla merkez açıldı, aralarında gerçekten kalitesiz olanlarda var, iyi bir merkez nasıl olmalıdır?
CEVAP :
Öncelikli olarak ;
  • Çalıştırdığı personelin alanla ilgili en az 4 yıllık eğitim veren  fakültelerden mezun olması ,
  • İşini sevmesi,
  • Kurumda her zaman danışabileceğiniz uzman bir psikolog bulundurması ,
  •  Sizinle ilgilenen muhatap olduğunuz kişilerin bu alanla ilgili eğitim almış deneyimli ve donanımlı kişiler olması ( maalesef son dönemde alan dışı bilgisiz kişilerin açmış olduğu çok fazla merkez var)
  • Size verilen vaaterin ( hidroterapi, at terapisi, duyusal entegrasyon, konuşma terapisi  vs.) gerçek olup olmadığını , bu hizmetleri vericek olan personelin konuyla ilgili uzmanlığının olup olmadığını , mezun olduğu okulu  araştırmalısınız.
  • Çocuğunuzun tanısı , halihazırda uygulanan eğitim programı ve gidişatı, çocuğunuzla ilgili yaşadığınız problemlerin çözümleri  hakkkında uzman kişiler tarafından size düzenli olarak bilgi verilmesi  gerekmektedir.
SORU :  4 yaşında bir oğlum var, konuşmuyor, otizmden şüpheleniyoruz, ne yapmalıyız? Tanı nerede konuluyor? Eğitime nasıl başlanır? Bu aşamaları yazar mızınız?
CEVAP :
İlk olarak size yakın bir hastanenin
  1. Çocuk Psikiyatrisi Bölümünden randevu almalısınız, muayene edilmeli ve tanısı konmalı,
  2. Sonrasında bu rapor ile bağlı bulunduğunuz ilçenin Rehberlik Araştırma Merkezinden randevu almalısınız. Burada çocuğunuz eğitsel değerlendirilmesi alınıp size eğitim alması uygundur ibaresi taşıyan bir rapor verilecektir.
  3. Bu rapor ile her hangi bir özel eğitim merkezinde ücretsiz eğitim aldırabilirsiniz.
SORU :  3,5 yaşında yaygın gelişimsel bozukluk tanısı almış bir kız çocuğum var.7 aydır bir merkezde özel eğitim alıyor fakat hala derslere girmek istemiyor.Merkezin kapısına geldiğimiz anda ağlamaya başlıyor
CEVAP :
 3,5 yaşında yaygın gelişimsel bozukluk tanısı almış bir kız çocuğum var.7 aydır bir merkezde özel eğitim alıyor fakat hala derslere girmek istemiyor.Merkezin kapısına geldiğimiz anda ağlamaya başlıyor. Kızımı derslere nasıl alıştırabilirim?
 
Bu durumda kararlı ve tutarlı bir biçimde eğitime getirmeye devam etmeli ve ağlama davranışını görmezden gelmelisiniz. Devam ettiğiniz rehabilitasyon merkezinin psikoloğundan konuya ilişkin danışmanlık almanız uygun olacaktır.
SORU :  otizm hamilelik sırasında herhangi bir testle anlşılabilir mi?
CEVAP :

Kalıtsal hastalıkların hamilelik öncesi tanısını mümkün kılan PGT (Pre-implantasyon Genetik Tanı) testini uygulayan yerler vardır. Ancak Otizm hali hazırda belirli bir gen yada genler ile net olarak ilişkisi tanımlanmış olan bir bozukluk değildir.

Copyright © 2008
Umut Işığı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi